İnternetten Para Kazanma Yöntemleri

Google’da internetten para kazanmak diye arattığımda kendimi sokakta rastladığımız “ek gelir imkanı” başlıklı ilanlara bakıyor gibi hissettim. Durum bir hayli vahim, kafalar oldukça karışık anladığım kadarıyla. Neyse belki bu yazı birilerinin işine yarar. Bu yazıyı okuduktan sonra zengin falan olursanız beni de görürsünüz herhalde (:

Kişiye özel tasarımlı ürün satışı

Son zamanlarda oldukça revaçta olan bir yöntem bu. Facebook, Twitter ve özellikle Instagram gibi sosyal platformlar üzerinden insanlara ulaşarak kişiye özel tasarımlı ürünler satabilirsiniz. Eğer birazcık da olsa bir el beceriniz varsa bence hiç durmayın. Keçe inadı, haticats belki size bu konuda ilham verebilir. Üstelik bu ürünler oldukça iyi fiyatlara satılıyor. Ben hızımı alamadım dünyaya açılacağım diyorsanız eğer, etsy veya ebay gibi global sistemleri kullanabilirsiniz.

Youtube videoları

Bence Türkiye video konusunda bir hayli geride. Aradığınız konuyla ilgili kaliteli ve güvenilir video bulmak çok zor. Yurtdışında en saçma konuyla bile alakalı binlerce video bulmak mümkün ama biz de durum pek öyle değil. Örneğin anlam veremediğim bir şekilde bu arkadaşın an itibariyle yarım milyar izlenme sayısı var.

Kendinize bir youtube video kanalı açıp, videolar çekerek para kazanabilir hatta ünlü bile olabilirsiniz. Türkiye’de youtube kanalı deyince ilk aklıma gelenler şöyle : Londra’da Bir Türk Kızı, Kevserin Mutfağı, YapYap.

Benim gözlemlediğim kadarıyla YouTube 1000 izlenme başına 3-4 dolar civarında bir ödeme yapıyor. Hesabı size bırakıyorum…

Fiverr

Fivver nedir

Özellikle Amerika’da oldukça yaygın kullanılan bir sistem bu. 5-10 dolar karşılığında akla gelmedik hizmetler veriyorsunuz. Örneğin bir uygulamaya yorum yazma, kısa metin çevirileri, CV hazırlama, bir web sitesini hatalara karşı test etme gibi ufak tefek işler. Bu sisteme kaydolup siz de bu şekilde bütçenize katkıda bulunabilirsiniz. İnternet sitesine buradan ulaşabilirsiniz. Yakın zamanda bu sistem bionluk.com ile Türkiye’ye de geldi. Şimdiden hayırlı işler…

Al-Sat

Eğer ticarete kafanız basıyorsa, sahibinden.com, donanimhaber.com gibi 2.el satış yapan siteleri sıkı takip ederek, ucuza ürünler alıp bunları iyi fiyatlara satarak kar edebilirsiniz. Bu şekilde bilgisayar al-sat yaparak üniversite hayatını tamamlamış tanıdıklarım var.  Aklıma gelmişken analım – Havada durdum şahitlerim var

Eğitim verin

Para Kazan

Uzmanlık alanınızla ilgili eğitim videoları hazırlayıp bunları udemy üzerinden satışa sunabilirsiniz. İnternet sitesinde söylediğine göre sitenin en iyi ilk 10 eğitmeni şimdiye kadar 10 milyon dolar kazanmış. Bir düşünün derim ben…

Blog açın

Uzun vadede reklamlardan para kazanabileceğiniz bir yöntem bu. Eğer yazmaktan sıkılmıyorsanız, ben her gün yazarım üşenmem diyorsanız çok geç kalmadan bir blog açın. Ama baştan söyleyeyim, blog açıyorsanız eğer ilk amacınız para kazanmak olmamalı. En kısa zamanda bu konuyla ilgili uzunca bir yazı yazacağım. O zaman tekrar konuşalım (:

Freelance 

Yazılım alanında bilgiliyseniz freelance işler yaparak ek gelir üretmeniz mümkün. Yazılım dünyasındaysanız bu konularda zaten bilgi sahibisinizdir. O yüzden lafı çok uzatmadan iş bulabileceğiniz bir kaç internet sitesini yazıp kaçayım : Freelancer, Odesk, Elance

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Sizin de eklemek istedikleriniz varsa, yorumlarınızı bekliyorum.

E-posta Hazırlama Aracı

Daha önceki bir yazımda e-mail gönderme servisi sendy’den bahsetmiştim. Şimdi de nasıl şekilli e-posta hazırlayabilirsiniz ondan bahsedeceğim.

Öncelikle belirteyim e-postanızı kendiniz hazırlamaya kalkışırsanız işiniz zor. Mobil uyumlu olacak, resimler optimize olacak vs çok uğraşırsınız. Zaten hazırı varken neden kendiniz yapasınız (:

Neyse lafı çok uzatmadan konuya geleyim. Campaign Monitor’un sağladığı ücretsiz bir hizmet bu. E-postanızı tut sürükle yöntemiyle 5 dakikada hazırlayabiliyorsunuz. Hazırladıktan sonra paketleyip zip dosyası olarak indirmeniz mümkün.

Arkadaşın kendisine buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

CDN Nedir, Ne İşe Yarar?

Hemen kısa bir 5n1k yapalım…

CDN nedir?

Açılımı Content Delivery Network yani İçerik Dağıtm Ağıdır. Kısaca sunucunuzun önünde duran ara bir katmandır ve dosyalarınızın kullanıcıya daha yakın bir noktadan daha hızlı yüklenmesin sağlar.

Peki nasıl?

Örneğin Amerikadan internet sitenizi ziyaret eden bir kişi a.jpg dosyasını görüntelemek istediğinde aslında sunucuza değil, önce en yakın CDN’e başvurur. CDN, istenen dosya kendisinde zaten varsa sunucunuza hiç sormadan direkt olarak kendisindeki kopyayı kullanıcıya döndürür. Eğer dosya kendisinde yoksa sunucunuza bağlanır, dosyanın bir kopyasını kendi üzerine alır ve yine kullanıcıya döner.

cdn-diagram

Neden?

Sunucunuz üzerindeki yük azalır. Kullanıcıya daha yakın bir noktadan transfer yapıldığı için yükleme süresi kısalır. SEO’ya iyi gelir.

Ne zaman?

İnternet sitenizin trafiğini artık sunucunuz karşılayamıyorsa, ara sıra 500 Bad Gateway hatası görmeye başladıysanız yeni bir sunucu almadan önce bir CDN hizmeti almayı düşünebilirsiniz.

Ne öderim?

Tamamen aylık transferinizin ne kadar olduğuna bağlı. Şu adresten farklı CDN hizmeti veren firmalardan fiyat hesaplamak mümkün

Kim?

KeyCDN. Yakın zamanda keşfettiğim fiyat ve performansı oldukça iyi bir CDN hizmeti. WordPress için kurulumu oldukça basit. Şu an GB’ı 0.04$. Alternatiflerine göre fiyatı oldukça makul bence. Türkiye’de sunucusu yok ama avrupa merkezli sunucuları mevcut.

Son olarak ülke bazında CDN merkezlerinin performanslarını ve bunun gibi bilimum istatistiksel bilgileri, yakın zamanda bulduğum cedexis adlı şükela siteden öğrenebilirsiniz.

Şöyle Bir Mobil Uygulama Yaptırsak Kaça Patlar?

Türk milleti olarak bir şeyleri ölçmeye, fiyatını tahmin etmeye çok meraklıyız. Daha çocukken “bu araba kaç kaçıyordur?” ile başlayıp ilerleyen yaşlarda “Günde 100 tane satsa…” şeklinde devam eder.

Şimdilerde ise herkes bir mobil uygulama yaptırma peşinde. Mahalledeki berber bile mobil uygulaması olsun istiyor (başıma geldi oradan biliyorum). Tabi fikir çok ama para yok. Görüşmelerin hemen hemen hepsi  “Ya bi’şeyi yok, çok basit bir uygulama.” ile başlar. Aşağıdaki karikatür olayı özetliyor aslında.

dugun salonu

Neyse çok uzatmadan konuya geleyim. Konumuz yakın zamanda rastladığım çok faydalı, şuursuz dimağları aydınlatacak bir ortalama fiyat hesaplayıcı. Size 8 soruyla hayalinizdeki uygulamanın kaça patlayacağını söylüyor.

Kişisel görüşüm fiyatın yanındaki dolar işareti yerine TL işareti kullanırsanız fiyatlar gayet gerçekçi. Yani uygulamanızı 30.000$ olarak hesapladıysa bunu 30.000 TL olarak düşünebilirsiniz. Bu işlerin o kadar da ucuz olmadığını anlamanız açısından bir göz gezdirmenizde fayda var.

Android ve iOS için geliştirdiğim Tarif Küpü uygulamasını hesapladığımda 36.000$ çıktı. Kendi adıma baya kardayım 🙂

İnternet sitesini şuradan ziyaret edebilirsiniz.

 

İnfografik mi Lazım?

Öncelikle infografik nedir bilmeyenler için kısaca açıklayayım, infografik; sıkıcı istatistiksel bilgilerin daha eğlenceli ve görsel biçimde yedirilmesi diyebiliriz.

Geçenlerde bana da bir infografik lazım oldu. Nasıl yapılır, yok mu bunun bir kolayı derken derken zibilyon tane online araç olduğunu keşfettim. Benim aralarından tercih ettiğim PiktoChart oldukça başarılı. Pek bir şey ifade etmeyen ama görünce (niyeyse) “aa süpermiş lan” dedirten pek sevimli grafikler hazırlamak mümkün.

Infografik özellikle elinizde dişe dokunur veri yoksa ama göz dolduracak sunumlar peşindeyseniz çok işinize yarayacaktır. Bunları yazarken  Catch Me If You Can filminden şöyle bir repliği hatırladım.

Frank Abagnale Sr.: You know why the Yankees always win, Frank?

Frank Abagnale, Jr.: ‘Cause they have Mickey Mantle?

Frank Abagnale Sr.: No, it’s ’cause the other teams can’t stop staring at those damn pinstripes.

Piktochart ve diğer birkaç alternatifine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

  • http://piktochart.com/
  • http://vizualize.me/
  • http://www.easel.ly/
  • http://infogr.am/
  • https://venngage.com/

Son olarak bir infografikle bitireyim yazımı. Bu ve bunun gibi pek çok infografiği infografik.com.tr adresinde bulmanız mümkün.

infografiklerin_artan_onemi

Google Chrome’u Hızlandırmanın 10 Basit Yöntemi

Her ne kadar Internet Explorer kadar olmasa da Google Chrome da bazen insanı çileden çıkarabiliyor. Özellikle aynı anda milyonlarca sekmeyle çalışıyorsanız ve makinanız çok iyi değilse bu öneriler çok işinize yarayabilir. Memnun kalmazsanız istediğiniz zaman iptal etmeniz de mümkün.

Plugins

Adres çubuğuna chrome://plugins yazın ve karşınıza gelen listeden kullanmadığınız eklentileri Disable durumuna getirin. İptal ettiğiniz plugini istediğiniz zaman yine bu ekranı kullanarak aktif hale getirebilirsiniz.

chrome6 chrome9

Extensions

Adres çubuğuna chrome://extenstions yazdıktan sonra kullanmadığınız uzantılar varsa bunları daaynı şekilde Disable durumuna getirin. Eğer hiç ihtiyacınız kalmadıysa tamamen silmeniz çok daha iyi olacaktır.

chrome10

Temiz bir başlangıç yapın

Uzun zamandır tarayıcı geçmişinizi temizlemediyseniz bu işlem sisteminizi oldukça rahatlatacaktır. Bunun için adres çubuğuna chrome://settings/clearBrowserData yazın ve temizlemek istediğiniz bölümleri seçerek işlemi tamamlayın.

chrome11

Gelişmiş Ayarlar

Öncelikle yapmanız gereken adres çubuğuna chrome://flags yazarak Chrome’un gelişmiş ayarlarına ulaşmak. Daha sonra aşağıda gösterilen ayarları değiştirerek tarayıcınızı hızlandırmanız mümkün.

Maximum Tiles

Bu değeri 512 yapıyoruz ve kabaca Chrome’un kullanabileceği RAM miktarını artırıyoruz.

chrome8

Touch Events

Eğer Chrome’u dokunmatik yüzeyi olan bir cihaz kullanıyorsanız, bu ayarı “Enabled” yapmanızda fayda var.

chrome5

Scroll Prediction

Son zamanlarda eklenen bu ayarı “Enabled” durumuna getirerek, Chrome’un sayfayı ne yöne doğru kaydırdığınızı tahmin etmesini ve sayfanın ilgili bölümünü önceden hazırlamasını sağlayabilirsiniz.

chrome3

Experimental Canvas Features

Sayfaların daha hızlı yüklenmesini sağlamak amacıyla bu seçeneği “Enabled” durumuna getiriyoruz.

chrome6

SPDY/4

Bu seçeneği “Enabled” durumuna getirdiğinizde web isteklerinin daha hızlı gerçekleşmesini sağlayabilirsiniz.

chrome7

Fast Tab Close

Bu seçeneği aktive ederek, Chrome’un sayfayı kapatmadan önce yapması gereken işleri, arkaplanda yapmasını sağlayabilirsiniz.

chrome4

Number of Raster Threads

Görsellerin geç yüklenmesinden sıkıldıysanız aşağıdaki gibi bu seçeneği 4 yaparak imajların daha çabuk yüklenmesini sağlayabilirsiniz.

chrome2

Bu da benden olsun… 

Konumuz değil ama aşağıdaki metni adres çubuğuna yazdığınızda tarayıcınızı basit bir editöre dönüştürmeniz mümkün.

data:text/html, <html contenteditable>

Afiyet olsun…

Ucuz Yollu Newsletter Servisi

Daha önce araştırdıysanız biliyorsunuzdur, piyasadaki newsletter hizmetleri çok pahalı. En yaygın olan MailChimp’de (kabaca) 1000 e-posta 20 dolar civarında. Kullanıcıya ya da gönderdiğiniz e-posta sayısına göre farklı paketler var ama her türlü çok pahalıya geliyor.

Geçen yine “ne pahalı arkadaş bunlar yaa” diye internette newsletter servisi ararken Sendy‘e rastladım. Aşağıdaki tabloyu görünce “yok artık” dedim.

Servis Her 10,000 e-posta için
MailChimp 200$
Campaign Monitor 105$
Sendy 1$

O kadar ucuz değildir o…

Gerçekten o kadar ucuz. Sendy’nin olayı; Amazon SES* (Simple Email Service) altyapısını kullanması ve self-hosted olması yani sunucu barındırmasını sizin hallediyor olmanız. sendy.co adresinden bir defaya mahsus olmak üzere 59 dolar karşılığında lisans satın aldıktan sonra Sendy’e bir daha para vermiyorsunuz. Çünkü e-posta gönderimi için parayı Sendy’e değil, Amazon’a veriyor olacaksınız ki  bu servis Amazon’da sudan ucuz, 10bin e-posta 1 dolar.

*Amazon SES : Amazon’un e-posta gönderim servisi.

Nasıl kurulur?

Kurulumu çok basit. 5 adımda her şeyi hallediyorsunuz. O adımlar kısaca şöyle :

  1. config.php dosyasını düzenle,
  2. Sendy’i sunucuya yükle (e-posta ile size kurulum dosyaları gönderilecek),
  3. Tarayıcıdan Sendy’i kurduğun yere git ve kurulumu tamamla,
  4. Amazon Web Services’e üye ol,
  5. Amazon üzerinden Bounce ve Complaints ayarlarını yap.

Detaylı kurulum bilgileri için sendy’nin kendi sayfasına bakabilirsiniz. 79 dolar karşılığında kurulum desteği de veriyorlar ama ben size 50 dolara bağlarım (: .

Dikkat etmeniz gerekenler

Bounce rate’iniz yani gönderim yaptığınız geçersiz e-posta adreslerinin oranı yüksekse Amazon hesabınızı dondurabilir. Sendy geçersiz e-posta adreslerine ikinci kez gönderim yapmıyor ancak daha ilk gönderimde başınızı belaya sokmamak için geçerliliğinden emin olmadığınız listeleri kullanmayın.

Amazon’un günlük e-posta gönderim limiti var ve ilk başta bu limit 10bin. Elinizde 20bin kişilik bir liste varsa Sendy bu listeyi gönderemiyor (Keşke iki güne bölüp öyle gönderse). Bu yüzden Amazon’dan limitinizi artırmasını istemeniz gerekiyor. Korkmayın Amazon bu konuda sorun çıkarmıyor. Benim talebimi 5-6 saat içinde karşıladılar.

Ne özellikleri var?

Özellikleri say say bitmez ama ilk göze çarpanlar şunlar;

  • Farklı marka grupları ve kullanıcılar oluşturabilirsiniz.
  • Elinizdeki e-posta adreslerini toplu olarak sisteme aktarabilirsiniz (csv formatında)
  • Newsletter (ya da bülten) hazırlama arayüzü tahmin ettiğimden çok daha iyi.
  • Raporlar oldukça detaylı ve görsel olarak da başarılı.
  • API’leri vasıtasıyla istediğiniz yere entegre etmeniz mümkün (WordPress eklentisi bile var).
  • Hazırladığınız bültenleri daha sonra göndermek üzere zamanlayabilirsiniz.

Ekran görüntüsü olmadan olmaz…

Arkadaşın sayfasına buradan ulaşabilirsiniz. Her türlü sorunuz için çekinmeden benimle iletişime geçebilirsiniz.

E iyi, değil mi?

Ucuz iPhone Nereden Bulunur?

Apple ürünlerinin fiyatları malumuz çok pahalı. 2015’den itibaren ise 200 ile 300 TL arasında büyük ihtimalle döviz kurundan kaynaklı yeni bir zam daha geldi. Yeni çıkan iPhone 6’nın fiyatı şu anda yaklaşık 2500 TL.

Böbreğinizi satmadan önce hemen söyleyeyim, iPhone almanın daha ucuz bir yolu var. Swap veya yenilenmiş ürün.

Swap ürün nedir? 

Swap, Apple’ın arızalı cihaz yerine gönderdiği açılmamış sıfır ürün demektir. Sıfırdan tek farkı kutusunun açılmış olmasıdır. Ayrıca satın aldığınız swap ürünün garantisi ve faturası da cihazın yanında gönderilir. Garanti süresi cihazı teslim aldığınız günden itibaren başlar.

Yenilenmiş (Refurbished) ürün nedir?

Kullanıldıktan sonra bir arızası yada eksikliği tespit edilip fabrikasına geri gönderilen, fabrikasında sorunları giderilip tekrar ucuz bir fiyattan satılan ürünlerdir. Bu cihazlarda genelde sıfıra çok yakındır ama swap kadar temiz olmayabilir. Satın aldığınız yere göre değişmekle birlikte bu cihazların da garantisi ve faturası mevcuttur ancak satın alırken yine de siz dikkatli olun.

Nereden buluruz?

Ben yaklaşık 1 yıl önce brightmobil.com adresinden iPhone 5C swap ürün aldım. Benimle beraber 3 arkadaşım daha satın aldı. Şimdiye kadar hiç bir sorun yaşamadık. Yenilenmiş ürün daha önce almadığım için kesin bir şey söyleyemem ancak swap ürün bulursanız kaçırmayın derim.

 

 

 

Amazon Kindle Ürün İncelemesi

Bu cihazı eşime yılbaşı hediyesi olarak aldım ama maalesef bundan önceki hediyelerim gibi bu da başarısız bir hediye girişimi olarak tarihte yerini aldı. Eşimin haftalardır süren heyecanı yaklaşık 20 dakika içinde kendini yavaş yavaş hayal kırıklığına bıraktı ve son cümlesi “bana ne zamandır istediğim kitabı alsaydın daha iyiydi” oldu.

İmkanınız varsa Türkiye’den almayın…

Gelelim asıl konumuza. Cihazı yurt dışından 79 dolara (ben aldıktan sonra 55 dolara kadar düştü fiyatı) Amazon üzerinden satın aldım. Türkiye fiyatı 300-350 TL arasında değişiyor. Yani yaklaşık 2 katı fiyatla satılıyor. Yakında çıkacak yeni vergiyle beraber fiyatı daha da artar diye tahmin ediyorum.

Cihaz oldukça hafif ve basit bir tasarıma sahip. Hatta öyle basit bir tasarımı var ki BİM’den alınmış izlenimi uyandırıyor. Wi-Fi ve dahili 4GB hafızası var.  Henüz uzun uzadıya kullanma fırsatı bulmadım ama hafızası oldukça yeterli bence. Şarjının haftalarca yettiğini duymuşsunuzdur zaten.

Cihazı ilk açtığınızda, özellikle Amazon hesabınız yoksa ve daha önce e-ink ekran kullanmadıysanız sizi cihazdan soğutacak 5 dakikalık bir süreç bekliyor. Amazon hesabınızı açıp kullanma talimatlarını bitirdiğinizde artık cihazı kulanmaya başlayabilirsiniz. Tabi Türkçe kitap bulabilirseniz.

Unutmadan hemen ekleyeyim, cihazın Türkçe dil desteği yok. Türkçe klavye de yok. Türkçe sözlük de yok. Türkçe aslında yok, belki yakında Osmanlıca olur (!).

Eee ne anladım ben bu işten..

Türkçe kitap bulmak en büyük sorun.  Hele hele yeni çıkan kitapları arıyorsanız boşa aramayın. Diyelim ki çok şanslısınız ve aradığınız kitabı buldunuz. Onların da fiyatı ülkemizdeki vergi oranlarından dolayı basılı kitaptan daha pahalı.

Ben bakmadım(!) ama internette dolaşan, içinde genelde klasiklerin ve 2-3 sene öncesine ait kitapların olduğu pdf arşivleri var (3000 – 4000 kitap diyorlar). Bunları dönüştürüp Kindle’ınızdan okuyabilirsiniz.

Dönüştürmek derken?

PDF’leri olduğu gibi cihaza atarsanız, net bir görüntü elde edemiyorsunuz. Öncelikle mobi formatına dönüştürmeniz gerekiyor. Bunun için yapmanız gereken aslında oldukça basit. Ücretsiz calibre uygulamasını indirdikten sonra, PDF’leri uygulamaya sürükleyip mobi formatına çevirebilirsiniz. Bu işleri cihazınız bilgisayara bağlıyken yaparsanız işiniz daha da kolaylaşıyor. Direk olarak uygulamadan cihaza dosyalarınızı gönderebiliyorsunuz. Tabi bütün PDF’ler iyi sonuç vermiyor. Özellikle kitap imaj olarak taranıp PDF haline getirilmişse o kitabı hiç okumayın daha iyi. Ben rastgele 10 PDF denedim 5 tanesinde ancak iyi sonuç alabildim.

calibre

Yani alalım mı almayalım mı?

Cihaz vadettiğinden daha fazlasını kesinlikle vermiyor ve Türkiye’de yaşıyorsanız işler biraz daha can sıkıcı. Güncel kitap sizin için önemli değilse ve bahsettiğim Türkçe kitap bulma, dönüştürme işlerine katlanacaksanız 400 TL vermeyin ama ucuza bulursanız mutlaka alın. Hatta ben İngilizce kitap okurum, Amazon Store’dan da parası neyse verir alırım diyorsanız hiç durmayın zaten.

Aman yok ben uğraşamam öyle dönüştürmeyle falan diyorsanız da hiç yanına yaklaşmayın. Türkiyeden orijinal kitap satın alsanız bile dönüştürmek zorundasınız.

Bir de mutlaka almadan önce e-ink ekran nasıl bir şey deneyimleyin zira sayfa çevirirken ekranın gidip gelmesi gözlerinizi çok rahatsız edebilir.

Bir kaç ince detay 

  • Cihaza e-posta yoluyla kitap yüklemek mümkün
  • Kelimelerin anlamını üzerine tıklayarak görmek mümkün (Türkçe desteği yok demiş miydim?)
  • Seçtiğiniz bir paragrafı Twitter, Facebook gibi sosyal platformlarda paylaşabilirsiniz.
  • İçindeki Experimental Browser (Deneysel Tarayıcı) ile internette gezinebilirsiniz.

Ve bir kaç kare…